Alzheimer – Demans Hastalığı Nedir? 

Alzheimer Hastalığı Tanı ve Tedavi Yöntemleri

Alzheimer Hastalığı (Alzheimer Disease) ya da Demans yaşın ilerlemesi ile birlikte ortaya çıkan bir hastalıktır. Alzheimer Nedeni kesin olarak bilinmemektedir. Beyindeki bir  travma, beynin çok yorulması ya da üzülmesi, yetişme ve olumsuz çevre koşulları, genetik faktörler ve başka bir çok faktör neden olabilir. Demans diğer adıyla unutkanlık ya da bunama olarak da bilinir. Ellili yaşlardan sonra Alzheimer yaşlılarda “hafif bilişsel bozukluk“ olarak daha etkin bir biçimde kendisini göstermeye başlar ve çoğu insanda paranoya semptomları yaratır. Bu durum çoğu zaman kaybolan bilginin yerini doldurmanın bir yöntemi olarak kullanılabilir. Depresif semptomlar bile aşamalı bir bilişsel zayıflamanın göstergesi olabilir. Yapılacak birkaç çalışma ile duygu durum değişikliği ve bellek kaybı karışımı belirtiler gösteren ileri yaşlardaki insanlarda “geri dönüşümü olmayan Demans” riskinin yüksek olduğu ortaya çıkmıştı.

Alzheimer hastalığını ortaya çıkış şekli ve gösterdiği semptomlara göre yedi aşamaya ayrılarak tanımlamak mümkündür. Her alzheimer aşaması bir öncekinin biraz daha ağır halidir. Bir aşamada hastadan 100’den geriye doğru 7 düşülerek sayması istenirken daha ilerlemiş aşamalarda 100’den iki sayı düşülerek geriye doğru sayması istenmektedir. Benzer durum kelime ve hafıza yapısında da ortaya çıkmaktadır. Sağlıklı günlerinde hatip gibi akıcı konuşan birisi konuşması sırasında kelimeleri hatırlamakta zorluk çekmektedir. Bu durum hastanın toplum içine çıkmaktan kaçınmasına neden olmaktadır.

Hastalığın teşhisinde kullanılan yöntemlerden birisi de hasta ile sohbet ederken kendisine birbiri ile ilgisiz birkaç kelime verilir. Unutmaması söylenir. Sohbetin ilerleyen aşamasında az önce unutmamanız için size söylediğim kelimeleri hatırlıyor musunuz diye sorulabilir ve başka donelerle de durum desteklenebilir. Uzman doktor değerlendirmesini müteakiben kesin tanı yapılır. Her kelimeyi hatırlayamayan kişiye uzman doktor tarafından Alzheimer teşhisi konması doğru bir yaklaşım olmaz. Ancak bu yöntem doğru teşhise gitmekte bize yol gösterebilir.

Beyin kimyası bozulduğu zaman insan sadece olumsuzu görür ve düşünme şekli de çarpıklaşır. Demans hastalığında beyin içindeki plaklar ve yumaklar her geçen gün beyni yiyip küçültmektedir. Böylece beynin kimyası bozulmakta ve kişi olayları olumsuz görmektedir.

Ayrıca yapılan testlerle hastanın zeka seviyesini düştüğü de görülebilmektedir. Bu durum yaşlı hastanın sosyal yaşamını etkilemektedir. Öyle ki hasta örneğin bir eşyayı koyduğu yeri unutmakta, randevusunu unutmakta, özellikle yakın tarihli olayları unutmakta, kişileri hatırlamakta zorlanmakta, isimleri hatırlayamamaktadır.

Alzheimer hastalığı demansın daha ilerlemiş ve ayrıntılı teşhis konmuş halidir. Demans genel olarak unutkanlığa verilen bir isim olup halk arasında “bunama” olarak da bilinir. Demans hastalığına yakalanan kişiler önceleri kabullenmek istemezler. Aynı şekilde hasta yakınları da kabullenmekte zorlanırlar. Ancak zaman içerisinde hastanın davranışları gözlemlendikçe kabullenmek zorunda kalınır ve ilgili hekime muayene olup tedavi aşamasına geçmek gerekir.

Alzheimer hastası “Bir zamanlar olduğumuz kişiden bu kadar uzaklaştığımızda bizi kim ciddiye alır?” ya da “Bir zamanlar olduğumuz kişi olarak kalmak için mücadele ediyorum.” ya da “Elde etmek için uğrunda çabaladığım her şey elden gidiyor.” diye düşünmektedir. Bu düşünceler hastada kaygı, depresyon ve çaresizlik duygusuna neden olmaktadır. Hastaya bu noktada profesyonel anlamda psikolojik destek gerekmektedir.

Demans ortaya çıktıktan sonra iyileşme imkanı olmayan bir hastalığa yakalanmış olmanın çaresizliği hem yaşlıyı hem de yakınlarını zor duruma sokmaktadır. A.B.D. de geriatri sahasında özellikle Alzheimer ve demans hastalıkları alanında çalışmalarını yoğunlaştıran Prof. Garry Small “Bir Psikiyatristin Gizli Defteri” adlı kitabında Alzheimer olan hocasına uyguladığı tedaviyi şöyle anlatmaktadır. “ …Aricept  isimli  anti-Alzheimer ilacını başlattım. Bu ilacın sadece bilişsel semptomlara değil, aynı zamanda hastalıkla bağlantılı duygu durum ve kişilik değişimlerine de yararı olur. Buna bir de Namenda diye bir ilaç ekledim. Namenda’nın da benzeri etkileri vardır ve kombinasyon tedavinin bir parçası olarak iyi iş görür. Midenin tedaviden zarar görmemesi için de önlemler aldım; Gördüğü takdirde Exelon Patch’e geçiş yapabilirdik.” Bu tedavi ile hastadaki paranoyanın azaldığı, altı ay süre ile hastanın şikâyetlerinin kalmadığı belirtilmiştir. Ancak bu ilaçlar en fazla bir yıl etkili olabilmektedir. Hasta gittikçe kötüleşmektedir. Çünkü beyindeki hipokompüs giderek küçülmekte ve sinir ileticileriyle iletişim zayıflamaktadır. Bir başka deyişle amiloid plaklar küçülmektedir. Bununla beraber oldukça küçük ve çözünmez anormal protein tortuları olan “tau yumakları”nın somut ölçülerinin de küçüldüğü bilinmektedir. Bugünkü tıbbi yöntemlerle bu durumu tespit etmek mümkündür.

Karşılaştığım Alzheimer Vakaları

Tanıdığım bir Alzheimer hastası ile hastalığın ilk başlarında çok iyi iletişim kurmuştum. Hatta sohbet ediyor karşılıklı fikir alışverişinde bulunuyorduk. Aradan geçen zaman içerisinde hasta beni tanımaz hale geldi. Hatta bir keresinde odama girerek bana dik dik baktı. Yanıma yaklaştı. Masaya yumruğunu vurdu ve bana dönerek  “Bana bak, hem iş yaptırırsın hem de borcunu ödemezsin. Bu nasıl iştir? Hemen şimdi borcunu ödemeni istiyorum.“ diyerek üzerime yürümüştü. Bu hasta gençliğinde iyi bir mobilya ustasıymış. Birçok insana iş yapmış ve bir çok insandan da alacağını alamamış. Beni de alacağını alamadığı kişilerden birine benzetmişti. Hemen borcumu ödeyebileceğimi söyledim. Odanın dışına birlikte çıktık. İlerdeki çantayı alıp geleceğimi, paranın orada olduğunu söyledim. Birkaç dakika sonra olayı unutmuştu. Çünkü bu tür hastaların bir özelliği de yakın tarihli olayları hatırlamakta zorluk çekmeleridir.

Demans hastalarının bir başka özellikleri de kendilerini aynada gördüklerinde tanımamalarıdır. Özellikle hastalığın ilerleyen safhalarında bu görülür. Örneğin yaşlı bir hastamız duvar aynasında kendi görüntüsünü görmüş, elini uzatarak bu kim diye kendi kendine sormuş, daha sonra da aynada elinin uzandığını görünce “Vay ahlaksız herif. Elini bana doğru uzatıyor. Bu ne saygısızlık!“ diyerek aynaya doğru hamle yapmıştı. Aynadaki resmin hamle yaptığını görünce iyice sinirlenmiş, aynayı kırmaya yeltenmişti. Daha sonra kendisini tutup geriye doğru götürünce aynadakinin de geriye gittiğini görmüş ve sakinleşmişti.

Alzheimer hastalarının geçmiş deneyimleri, yaşantıları ve kişilik yapıları hastalığın tedavisinde önemli rol oynamaktadır. Örneğin toplumda sosyal itibarı yüksek mesleklerde bulunanlar o mesleğin etkisi ile saygı ve itibar isteyebilmekteler. Yaşlılar kendilerine gereken saygı ve itibar gösterildiğinde mutlu olmaktadırlar. Bu duruma uygun bir hastamızı İstanbul Şişli Mecidiyeköy’deki Asude Huzurevi ve yaşlı bakım merkezinde kendime danışman olarak görevlendirmiştim. Hatta personel toplantılarında yanımda bulunduruyor, toplantıya katılanlara “danışmanım” diye takdim ediyordum. Bundan çok memnun olduğunu değişik ortamlarda anlatıyor. Danışman olduğu için aklına gelen fikirleri bana söylüyor, ben de onları not alıyordum. Hatta ilerleyen zaman içerisinde danışmanlık ücretini istedi. Bankadaki hesabına yatırıldığını, eşinin hesabı kullandığını belirtmiştim. Tabii bu durumdan eşini bilgilendirmiştim. Çok mutlu olduğunu ifade ediyordu. Ancak hastalık gün geçtikçe ilerliyordu ve bazı toplantılara gelmeyi unutmaya başlamıştı.

Bazen Alzheimer hastalığının başlangıç aşamasında hasta, sosyal ilişkilerinde ayrıntıları gözden kaçırmakta, dikkat dağınıklığı göstermektedir. Bu durum otizmin bir türü olan asperger sendromu özelliklerini hatırlatmaktadır. Asperger sendromunun en belirgin özelliği, sosyal bir etkileşimde normal ama incelikli ayrıntıları okuyamamaktır.

Kimi yaşlı hastalar geçmiş yaşantılarının bir bölümüne takılmakta ve orada kalmaktadırlar. Babası yıllar önce ölmüş kendisi doksanlı yaşlarda olan bir Alzheimer hastası yıllar önce mezun olduğu üniversite mezuniyet derecesinden babasının haberi olmadığını düşünmekte ve memleketine gidecek ilk trenden bilet almamızı ve mezuniyet notunu babasına haber vermek istediğini ifade edebilmektedir. Böylece babasının mutlu olacağını düşünmektedir. Babasının hayatta olduğunu ve işiyle meşgul olduğunu düşünmektedir. Anne-baba ve kardeşlerle geçirdiği hayatı hatırlamakta ve o günlerin halen devam ettiğini düşünmektedir. Bir süre sonra bu düşünceden ve talepten haberi olmayacaktır.

Zeka düzeyi yüksek kişilerde Alzheimer görüldüğünde bu kişiler duygu durum bozukluğu yaşayabiliyorlar, hatta kimi zaman öfke ve ajitasyon göstermekte, bu durum kişilik değişimine yol açmaktadır. Kişilik değişimleri ise sosyal iletişimleri olumsuz etkilenmektedir.

Tüm hastalarda olduğu gibi Alzheimer hastalarının tedavisinde en etkili yöntemlerin başında güler yüz, sevgi, merhamet ve hoşgörü gelmektedir. Sevgi evrenseldir. Yaşlanmamaktadır. Her yaştaki canlıya tesir etmekte ve tedavide olumlu etkisini göstermektedir. Yunus Emre’nin meşhur deyişi ile “ Sevgi geldi bütün kötülükler gitti ”.

Hastalığın son aşamalarına gelindiğinde hastaya profesyonel yaşlı bakımı gerekmektedir. Aile içinde sağlıklı kişilerle bir arada yaşayan hastalar ailedeki diğer bireylerin yaşamını olumsuz etkilemektedirler. Özellikle evde küçük çocuk varsa onlar bu durumdan daha çok etkilenmektedirler. Aile içindeki diğer bireylerin sağlığının korunması, Alzheimer’ın ileri aşamasında hastanın daha profesyonel bir bakım alması için mutlaka profesyonel bir yaşlı bakım tecrübesi ve altyapısı olan kişi ya da yaşlı bakım evi hizmetine verilmesi en doğru çözümdür. Çünkü hasta gittikçe kötüleşecektir. Yeme, tuvalet ve diğer ihtiyaçlarını karşılayamayacak duruma gelecektir. Zamanla kimseyi tanıyamayacak, davranışlarını kontrol edemeyecektir. Sevdiğiniz, tanıdığınız güçlü kuvvetli insan gözünüzün önünde her gün biraz daha eriyecek ve kaybolacaktır. Size de anıları kalacaktır.

* İstanbul Şişli Asude Huzurevi ve Yaşlı Bakım Merkezi Sorumlu Müdürü, Sosyal Hizmet Uzmanı, Uzman Psikolojik Danışman, Üsküdar Üniversitesi Öğretim Görevlisi ve (E) Kıdemli Albay.

KAYNAKLAR

  1. Dr. Aaron P. NELSON, Susan GILBERT, Belleğinizi nasıl Güçlendirebilirsiniz?(Çeviri: Saadet Özkal) Acıbadem Yay 2005,İstanbul.
  2. CÜCELOĞLU, Doğan. Yeniden İnsan İnsana, Remzi kitabevi, 41.B. 1991 İstanbul
  3. Dimitrius, Jo Ellan. İnsanları Okumak, New York Tımes Bestseller, Koridor yay.(Çev. Bülent Toksöz)2008. İstanbul
  4. DİKEN, H. İbrahim. Özel eğitim, Pegem Akademi yay.8.B.2013 Ankara
  5. Geçtan, Engin- İnsan Olmak, Metis yay.2002, İstanbul
  6. Geçtan,Engin. Çağdaş İnsanda Normal dışı Davranışlar, Ankara Üniversitesi yay.1978 Ankara
  7. Sayar, Kemal. Yavaşla, Timaş yay,2011-İstanbul
  8. Prof. Dr. TARHAN, Nevzat. Uzm. Psk. Orhan GÜMÜŞEL,Uzm.Psk.Aynur SAYIM, Pozitif Psikoloji Timaş yay. 2014, İstanbul
  9. Prof.Dr. TARHAN, Nevzat.Kadın Psikolojisi, Nesil yay,82.B. İstanbul
  10. Small, Gary. Gigi Vorgan, Bir psikiyatristin Gizli Not defteri, NTV yay. 52.baskı 2015, İstanbul
  11. Prof.Dr.  ÖZTÜRK, Orhan. Ruh Sağlığı ve Bozuklukları Evrim yay. 2.b. 1989 İstanbul
  12. Yalom, Irvin. Bağışlanan Terapi, Kabalcı yay.(Çev. Zehra İyi doğan Babayiğit)2014-İstanbul
  13. Yalom, Irvin D. Anksiyete terapisi, Prestij yay.(Çev. Bengü Büyükdere) 2007 İstanbul

Şişli Asude Huzurevi Müdürü Kaya Gedikli

Kaya GEDİKLİ

Şişli Asude Huzurevi Sorumlu Müdürü
Sosyal Hizmet Uzmanı – Uzman Psikolog